Ne kadar küçük şeylerden mutlu olabiliyor bir insan, kendini hafiflemiş ve ya özgür hissedebiliyor.Önemli olan farkındalığımızı artırmak..İş-okul-ev-çocuk arasında sıkışmış beyinlerimizi bu monotonluktan kurtarabilmek, bedenlerimizi harekete geçirebilmek..Mutlu olduğumuz anları çoğaltmak ,sürüden kopmak gerek.
Kaçımız bize dayatılan yoğun iş temposu ve ya mecbur bırakıldığımız sorumluluklarımız,zaruriyetlerimiz yüzünden kendisini tam anlamıyla tanıyor acaba?Kaçımız ilgi alanlarının farkına varıp, yeteneklerini keşfediyor ve buna zaman ayırıyor? Biz çoğu zaman hayatı olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi yaşıyoruz aslında.. Para için çalışıyor, çalıştığımız için yakınıyor,yakındığımız için mutlu olamıyoruz.. İnsanın en büyük düşmanı da kendisi bir bakıma..Enerjimizi yanlış şeylerle tüketiyoruz, olumsuzluklar zincirinin her bir halkasında kendi imzamız var, farkında değiliz.. Oysa her an,her saniyeyi mutlu olacağımız bir fırsatla doldurabiliriz. Tek yapmamız gereken harekete geçmek.Yapamadığımız şeylerin bahanesi olmamalı yoğun iş temposu ve sahip olduğumuz farklı zaruriyetler.. Enerjimizi doğru şekilde kullanarak herşeyin üstesinden gelebiliriz. Ancak enerjimizi sürekli hayatımızda birşeylerden yakınarak tüketirsek malesef ki şanslı ve mutlu insan kategorisine hiçbir zaman giremeyeceğiz...
Aynı zamanda sahip olduğumuz değerlerin farkına varmalı, kendimizi diğer insanlarla kıyaslamak yerine kendi gücümüzü keşfe çıkmalıyız.Her insan farklı bir kalıptır, yıldız olduğu alanlar farklıdır. Başkalarının yıldızlaştığı kalıplara sığmaya çalışmak yerine kendi kalıbımızda yıldızlaşmalıyız. Ve işte ancak o zaman kendimizi tam anlamıyla keşfetmiş oluruz.
Mutluluk çok basit..Sahip olduklarımız için her zaman mutlu olmalı ve içimizdeki cevheri açığa çıkarmalıyız. Unutmayalım sahip olup farkında olmadığımız küçücük şeyler bir başka insanın hayallerini süslüyor...Çokca şükredelim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder